| Yazar: | Kolektif |
|---|---|
| İncele: |
Tükendi
Gelince Haber Ver



Zengin bir tarihe, parlak zaferlere sahibiz. Hepsini tek tek anlatmaya kalksak ciltler dolusu eser gerekir. Fakat bazı zaferler vardır ki, asırlar sonra bile ilk günkü önemini korur. Mohaç, işte bu zaferlerden biridir. Kanuni Sultan Süleyman Han’ın kumandasında iki saat gibi kısa bir sürede kazanılan Mohaç Meydan Muharebesi, tarihte emsaline az rastlanan meydan muharebelerinden biri olarak hafızalara kazınmıştır. O gün Mohaç Ovası’nda, Osmanlı Devleti’nin askerî kudreti, stratejik aklı ve sarsılmaz iman gücü; Macar ordusu ve onu destekleyen Avrupa güçleri karşısında kesin üstünlük kazanmıştır. Mohaç Zaferi’nin üzerinden beş asır geçti. Şartlar değişti, coğrafya dönüştü, dünya bambaşka bir hâl aldı. Osmanlı sancağının dalgalandığı topraklarda bugün başka bayraklar var. Ancak Mohaç’ın hatırası hâlâ diri, verdiği ders hâlâ taze. Bu ay dosyamızda, Mohaç Zaferi’ni 500. yılı vesilesiyle yeniden hatırlıyoruz. Sefer hazırlıklarından ordunun yürüyüşüne, savaş meydanında alınan tertibata; Sultan Süleyman Han’ın duasından Macar zırhlı süvarilerinin hücumuna, Osmanlı topçusu ve tüfekçilerinin belirleyici rolünden zaferin neticelerine kadar bu büyük hadisenin safhalarını ele alıyoruz. Beş yüz yıl sonra Mohaç’a bakmak, sadece geçmişte kazanılmış bir zaferi yâd etmek değildir. Beş asır önce atalarımızın neleri başardığını görmek, kim olduğumuzu hatırlamak ve bu büyük mirası unutmamaktır. Bu vesile ile Mohaç’ın mimarı, cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han’ı, gazileri, aziz şehitleri ve bu kutlu zaferin kahramanlarını rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. İstifadeli okumalar diler, Mevlid Kandili’nizi tebrik ederiz…